Temmuz 6, 2020
  • 3:07 pm Hayat Devam Ediyor
  • 12:35 am Arzularına uyma seni Haktan saptırır
  • 11:33 pm Cahille Muhatap Olma
  • 6:46 pm SÖZ
  • 7:04 pm Örtünmek, Allah’ın emri, örtünmemek şeytanın isteği

Tarihin her dönemine damgasını vuran, insanı, insanlık onurundan yoksun bırakıp esfese sariline (aşağıların aşağısına) düşüren, insanın düşünme yeteneğini yitirmesine neden olan, insanı kula kul, hevasma tabi, duyarsız, şuursuz ve düşüncesiz bir varlık kılan putperestlik; Yüce Allah’a isyanın göstergesi, küfrün, şirkin, zulmün, fışkın ve nifakın ta kendisidir. Tarih boyunca Tevhid-Şirk mücadelesinin ana omurgasını hiç şüphesizdir ki, […]

READ MORE

ŞERİAT GELECEK VAHŞET BİTECEK Toplumsal çarpıklığa ve kaosa sebep olan unsurların en önemlilerinden biri, hiç şüphesizdir ki, kavram kargaşasıdır. Bir kavramın ihtiva ettiği asıl anlam net olarak bilinmezse, kavramı kullananlar, kendilerine göre yorumlayarak sipekülasyonlara neden olacaklardır. Bugün içinde yaşadığımız toplumda, kullanılan kavramların bir çoğu asıl manalarından saptırılarak anlamlandırılmıştır. Şeriat, İslam, müslüman, Demokrasi, laiklik, Kemalizm vb. […]

READ MORE

Tarihin her döneminde olduğu gibi, bugün de insanlık için en büyük felaket hiç şüphesizdir ki, insanın insan üzerinde hükümran olması, sulta sürmesidir. Aynı beşeri özelliklere sahip olan insanlardan bir kısmının diğer insanlar üzerinde söz sahibi olmak istemeleri ve değişik entrikalarla amaçlarına ulaşarak egemen olmaları, tarihin tertemiz sahifelerini kirletmelerine sebep olmuştur. Bundan daha kötüsü ve insanlık […]

READ MORE

İslam dini, bireyi sorumlu tutan toplumsal bir dindir. Bu nedenle, önce ferdi yetiştirip toplumdaki yerine hazırlar ve ferdin, toplumsal yapı içinde sorumluluğunun gereğini yerine getirmesini emreder. Bireysellik ya da belli kişilerin gruplaşması Kur’an da açıkça yerilmiş ve bu durumda olan kimselerin cehennemin adayları olduklarını bildirilmiştir. “ve topluca Allah’ın ipine sarılın, ayrılmayın; Allah’ın size olan nimetini […]

READ MORE

Bugün, yeryüzünün hemen her köşesinde, her kilometre karesinde mutlaka Tevhidi düşünen müslümanlar mevcuttur. Birbirlerinden çok uzak ya da birbirlerine çok yakın olan bu müslümanların bağlı oldukları, teslim oldukları temel ölçü hiç şüphesiz, Kur’an ve Sünnet’tir. Kur’an ve Sünnet ölçüsünde hareket etmeyi şiar edinen bu müslümanların birleşmelerinden, yapısal bir bütünlük oluşturmalarından rahatsız olan emperyalist tağuti güçler, […]

READ MORE

Hak-batıl mücadelesinin hemen her döneminde Tevhid erlerinin ortaya koydukları gerçeklere karşı toplumun ileri sürdüğü silah hep aynı olmuştur. Topluma yön veren aydınlar ya da aydın zannedilen saptırıcılar. Bu, tüm çağlara damgasını vuran bir silahtır ve çok büyük bir güce sahiptir. Vahyi gerçeklerden uzaklaşan ya da uzaklaştırılan toplum bireyleri zamanla kişilik erozyonuna uğramışlar ve bunun sonucunda […]

READ MORE

Hz. Âdem (as)’den başlayıp Hz. Muhammed (as)’a kadar süren davet tarihinde, iki ana unsurdan biri olan davetçiler, topluma ulaştırdıkları vahyi gerçeklere önce kendileri teslim olmuşlar, daha sonra içinde yaşadıkları şirk toplumunu bu gerçeklere teslim olmaya çağırmışlardır. Davetçinin, topluma ulaştıracağı mesaja öncelikle kendisinin teslim olması davetin esasını teşkil etmektedir. Davetçi, ortaya koyduğu mesaja, kendisi teslim olmadan […]

READ MORE